Talk CHANEL to me | Saga Together

P.s: Başlağın saçmalığı için kusura bakmayın. Şu sıralar başa sarıp sarıp dinlediğim tek şarkı var; o da Talk Dirty to Me...

Hayatta neyin karşımıza çıkacağını hiç tahmin edemiyoruz. Ne demişler; Tanrıyı güldürmek istiyorsan plan yap. Tanrı ile meselem kişisel. Topluma olduğunca yansıtmamaya çalışıyorum. Ancak herkese akıl verip onu kullanmasını kişi insiyatifine bırakmasını gerçekten çözemiyorum. Dostum amacın ne?

Sonbaharın en keyifli anlarını yaşadığımız şu zamanlarda gri havanın tadını çıkarmak için okuldan kaytarıyorum. Moda-mod ders çalışan bir inek profili çizmeme rağmen Barneys çoraplarımı kafama kadar cekip salak salak LOTR Extended Edition izlemeyi düşünüyorum. Ha bu arada ciddi grip olmuşum. Bir de yetmezmiş gibi bu pazarteside DOĞUM GUNUM!!!!



Her sabah 6'da kalkıp dolabın önünde 45-50 dakika dikilme ritüellerinden sıkıldığım gerçeğini arkadaşlarım ile paylaşma kararı alıp, kararı uyguladığımda yadırganacağımı düşünüyordum. Ama hayır herkesin durumu aynı. İmkanımız olsa hepimiz PİJAMA ile okula geleceğiz.

Ama bunu istedese de yapamayacak birisi var...

Marilyn Monroe!



Chanel No.5'in yeni yüzü olan rahmetli için biraz geç kalınmış, bi o kadarda 90'dan kaleye çakılmış bir karar olduğunu düşünerek değerlendirmeye alabiliriz. Çünkü yıllar önce bu kokuya bağlığını dile getirmişti M.M. Chanel'in estetik çizgisi üzerinde "I wana be loved by you" soyleyen bu afeti devran, görüntüsü ile göz kamaştırmaya devam ederken, bizlerse efsanelerin bir araya gelişine tanık oluyoruz. Zaman ne kadar acımasız olursa olsun bu kadına hep torpil geçiyor. Zaman erkek galiba...Ağızının tadını biliyor ya... Neyse...



Birde "So.. I said Chanel No*5!" demiyor mu... Tam sürtük.


Hiç yorum yok: