Obligation | E.




Neden bazı şeylere bağlı kalıyoruz? Zorunluluklarımız var bizi bir takım bilinmeyenlere zincirleyen. Hayır! Bizi ayakta tutan ya da gerçekten yapmak zorunda olduğumuz şeyler değil. Bunlar gereksiz zorunluluklar. En kötüsüde etmek zorunluluğu olan vedalar. Dönüşü olmayan, geri gelmeyecek için ettiğimiz... Vedalar...

Sorumluluk olgusu ne kadar yerleşik bizde? Ya da içimizden hangimiz hayatındaki bir çok fiili -meli -malı zorunuluk eki ile obsesifleştirip hayatını kendine zindan ediyor? Ince cizgilerin bile kayboldugu postmodern dünyada herkesin kendilerine göre doğruları olduğunu varsayarsak benim görüşlerimin ne kadar genel-geçerliliği var bilemem. Ama bence bazı şeyleri obsesif bir duruma sokmakta ırk olarak number one'ız.



Hayatı o kadar karmaşıklaştırıyoruz ki! Hayat basit zaten. Ucuz t-shirtler gibi. Varoluşumuz bile basit ki! Geri kalanı neden komplike olsun? Biz elimizdeki yün yumağını daha ne kadar çabuk çözebilirize bakıyoruz. Asıl mesele işin nerde karıştığı, ne kadar çabuk çözüleceği değil.

Uzun zamandır "Ay geri dönüyorum" ya da "Bu sefer diva çekimini seri haline getircem" hatta ve hatta " Çarşambaları hölli vednizdey günü olsun"larla tekrardan yazmaya çalıştım. Bu benim için bir zorunlulukmuş gibi kendimi buna koşullayıp işleri daha karmaşık hale getirdim. Bence tabi...

Mon. Vent de la Mode... Seni özlediğimi hiç fark etmedim... Sana yazmak için sabahları geç kalışlarımı, sınav zamanı kaçak kaçak sana notlar çıkarışımı, sırf senin için okulda verdiğim her türlü mücadeleyi unutup; seni bir zorunluluk zannettim. Büyük bir özür borçluyum sana.



Hiç yorum yok: