Hobbes ! Miranda Hobbes !



SATC ropörtaj serimize rötarlıda olsa bir dönüş yapmak istedim. Açıkcası Bayan Hobbes'un ajandasında bu tarihe randevu alabildim. Bayan Goldenblatt ise hala krem rengi Valentino'sunu temizlemekle meşgul olduğu için ropörtaja Miranda ile devam ediyorum. Aslında NYC'nin en güçlü kadın avukatlarından birisi olan Bayan Hobbes'un bekleme odası o kadar sıkıcı ve monoton ki! Neo-klasik tarza göre döşenmiş bekleme salonunda  Victoria dönemine ait gerzekçe bir çok bibloya rastlamak mümkün. (akıllara zarar bir sekreteri var ki evlere şenlik yarım saattir haber verecek tıkınıyor zaar.) Yaklaşık 30 dakikadır bekleme salonund...

M: Aa çok özür dilerim. Bir kaç dava için görüşmem gereken müvekkillerim vardı. Siz... Iıı..Carrie ?
E: Önemli değil Bayan Hobbes. Evet  beni Carrie gönderdi. Serimi tamamlamam için.
M: Ups ! Super o zaman... Başlayalım ! Ben Miranda Hobbes, bir çocuk annesiyim, avukatım ve... soru neydi ?
E: Bayan Hobbes, sanrım soruyu sormadım. Ama hemen yöneltiyorum. Miranda dememin herhangi bir sakıncası yok değil mi ?
M: Bu bir sorumu ?
E: Sanırım evet ?
M: Cevaplamalı mıyım ?
E: Sessiz kalma hakkınızda var tabi...
M: AHAHAHA. Espirikli oldugunu söylemişti Carrie. Mesleki deformasyon. Özür dilerim.
E: (O espirikli olmayacakta...) Miranda Kendini kaç yaşında hissediyorsun ?
M: Açıkçası 45 yaşındayım. Ama hep 35 hissettim.


E:Neden ?
M: Çünki eski erkek arkadasıma "yardımcı" olmaya çalısır... Ah kimi kandırıyorum. Korunmadan seviştiğim için hamile kaldım. Ve fark ettim ki insanlar yaşları ne kadar ilerlerse ilerlesinler çocukça hatalar yapabiliyorlarmış.
E: İlginç bir girizgah oldu. Peki sizde bu nasıl bir reaksiyon yarattı ?
M: Açıkçası halka açık alanlarda gaz çıkarmak benim için hobi haline gelmişti, çünki kontrol edemiyordum. Ayrıca sex başlı başına bir dertti. Roportajın başına lütfen Brady sen okuma yazar mısın ?


E: Tabikide!Ama Brady akıllı bir çocuk. Neyse ben yazayımda... Hey hey bir dakika. Şu "yardımcı" olma olayını açsak biraz ?
M: Steve zor bir durumdaydı!(bu kısımları özellikle aktarmamı istemedi ama Bkz: testis ameliyatı) ve bende ona her şeyin normal oldugunu göstermek isterken olanlar oldu.
E: Sanırım her şey yerli yerindeymiş ha ne dersin Miranda ? Peki ya hamilelik ? O nası geçti ?
M: Hayatımın en karanlık ama bir o kadarda komik bir dönemiydi! Charlotte ve Carrie'nin yardım için serzenişleri, Samanthanın bebek fobisi... Hepsi ayrı güzeldi. Tabi karanlık olan kısmı ise verilemeyen doğum kiloları.


E: Fazla hamileik ve cocuk konustuk. Aslında nasıl biriydi Miranda ?
M: Tek kelime. İş kolik. Aslında hayata materyalist yaklaşıyordum. Hırslı bir avukattım ki hala öyleyim ama sanırım yaşlanıyorum.
E:Peki ya C,S,C ? Onlarla na...
M: Her koşulda yanımdalardı. Annemi kaybettiğim gün onlar destek oldular bana. Sam deliler gibi ağlamıştı. Tabi elbisemi taktir ettikten sonra...

E: Belkide elbisen o kadar kork...
M: Hayır, hayır.... İki farklı hadise anlattığım. Aralarında zaman farkı var.
E: Ne kadar Londra-NYC yerel saat farkı kadar mı ?
M: Hayır, hayır. 20 dakika falan.
E:Peki Mrs. Hobbes bana stilinizi özetleyebilir misniz ?
M: Neyimi? Neyimi ?

E: Stilinizi. Sanırım sormamalıydım...
M: Aaa hayır. Aslında bundan  yıllar öncesine kadar stil denebilecek bir şeye sahip değildim. Sen avukatsın değil mi ? Formal giyinmek zorundasın. Böyle düşünüyordum. Erdem'den floral bir elbise ile mahkemeye insanları savunmaya gidemezdim değil mi ? Ya da royal purple bir Gucci ile... Aa olmaz. Bana en uygun şeyleı deux-pièces, ekoseler ve diz üstü eteklerdi.


E: Sanırım hayal gücüm intihar girşiminde bulundu. Peki ya şimdilerde ?
M: Biraz kendi işimin patronu oldum gibi gibi. Mahkemeler buz gibi yerler. Ben ne kadar bir kızılda olsam sanırım mürdüm eriği ile florasan orangeı kombinleyenlerdenim. Renklenmek önemli bir faktör tabi. Hoş siyaha ne kadar renk katarsanız katın, yine siyah siyahtır.
E: Anlamıyorum Miranda özetler misin bi kaç kelime. Ben mi tuhafım aa...
M: Ahaha! Hayır, aslında kafa karıştırıcı oldu sanırım. Şöyle söyleyelim; önceden Carrie arkadaşım değildi, Samantha yoktu hayatımda ve Cher. ile tanışmamıştık bile!
E: Ve E.Özden ile Tarhana çorbası yapmak isteyenler adlarını lütfen mail atsınlae... Kadın özetlesene be !
M: Arkadaşlarım bakış açımı değiştirdi. Böylece bende dünyaya at gözlükleri ile bakmayı bırakıp daha geniş bir pencereden bakmaya başladım. İnsanın mesleği ne olursa olsun her zaman dar bir bakış açısına sahiptir bence bende kendi zincirlerimi kırdım.
E: Cevap bu değildi ama ne gibi pencereler ?
M: Victoria's Secret, Dior hatta en favorim Fendi! Sanırım özetledim.
E:  Woouuw. Başarılı. Miranda biraz bencilsin değil mi ?
M: Hemde çok. Brody doğana kadar kendime yaşadım. Gezdim, tozdum, bardan adam kaldırdım. Hayatımın bu kadar düzene girebileceğini sanmıyordum. İçime bir anne hapsetmişim. Onu da ortaya çıkarmam yıllar aldı tabi.
E: Ya Steve ?
M: O hayatta başıma gelmiş gen güzel mercy fuck partneri.(Basıyor kahkahayı) Eğer içimdeki acıma duygusu olmasaydı ne Brody olurdu. Ne de sen bana bu soruları soruyor olurdun.


E: Evlilik olgusuna gelirsek...
M: Evlilik yapacağım en son sey gibi gelirdi. Ama Steve beni kandırdı diyelim. Bazen kandırılmak olumlu sonuçlar doğurabiliyor.

E: Peki senin gerçekten bir kontrol mayagı olduğu doğrusundan bahsetmek istersek ?
M: Kesinlikle kontrol manyağıydım.


E:Neden duyulan geçmiş zaman ?
M: Çocuk olduktan sonra sen istersen tüm hayatını planla... Bir anı bir anına uymayan, nefes alan ama konuşamayan bir varlıktan söz ediyoruz. Hatta Brody'i susturmak için titreşimli sandalye kullanırdık. Ağlayan hangi canlıyı titreşimişli bebek sandalyesi ile susturabilirsin ki ?
E: Bahsettiğimiz kişi  kaç yaşında acaba ?
M: Brody'den bahsediyorum aaa ? 9 aylıktı. Ne kadar şirin ay ne de güzeldi biliyor musun bi keresinde S...
E: Peki ilişkinizde kim daha yönetici konumunda ?
M: Eğer bir daha sözümü kesersen seni dava ederim çocuk. Dediğin gibi ben kontrol manyağı olsamda bebek olduktan sonra biraz daha spontane, doğal bir kadın oldum. Steve bütün zayıf noktalırımı biliyor. Benim gibi bir kaltağı nasıl idare edeceğini biliyor. Kısacası ipler benim elimde gibi gözüksede itiraf etmeliyim ki ipler Steve'in elinde.


E: Peki ya seks ?
M: Bahsetmem ne kadar doğru olur ama biz bir keresinde Steve ile 6 ay boyunca sevişmemiştik.
E: Adam da seni boynuzladı değil mi ?
M: Ah bu çok agır oldu... Ama evet.
E: Peki ya sonra?
M: Uzun bir süre ayrı kaldık. Ama ilişki terapistleri, psikologlar falan derken...
E: Hala evlisiniz ama görüşmüyorsunuz yani ?
M:Hayır hayır... Terapileri yarıda bıraktık ve birbirimize aşık olduğumuz yerde buluştuk.Brooklyn Koprusunde.  Hala ilk günki gibi... Taze ve hiç eskimeyendik.


E:Hala evlisiniz ve sevişiyorsunuz ?
M: Adam bana katlanıyor Ege ! Kaçırdığın nokta burası!
E: Aa haklısnız o zaman. Peki sizin bu dobra tavrınız ? Hiç başınıza iş açtı mı ?
M: İşte pek sorun olmadı da bazen kızları kırdığım zamanlar oldu. Özür dilemesini ve gönüllerini almasınıda bildim ama. Yavrucugum ben ben hukukçuyum. Olayları kitbına göre oynamak lazım.
E: Grupta nadiren uyuşmadığın kişi kimdir ?
M: Samatha. O kaldırım döşer, ben mail atarım. Aramızdaki farkı saçma, ancak böyle özetleyebilirim.


E: Mail ve kaldırım? ne alaka?
M: İnan ki ne kadar zıt oldugumuzu anlatmak için dedim. Ama Bazen bizi birbirimize yaklaştıran aramızdaki farklardır değil mi Efe ?
E: Kesinlikle ? Soruları ben sormuyor muydum ?
M: Demiştim\n ben kontrol hastasıyım.  (gülüyor)

E: Bence cok keyifli bir roportaj oldu ha dersin ?
M: Çok teşekkür ederim. Ve geç kaldığıma inanamıyorum !
E: Neye ?
M: Brody'nin bilim yarışmasına geciktim. Ayrıca roportaj için teşekkür ederim, zamanın nasıl geçtiğini bile anl...
E: Koşsana be kadın !!!
M: Tanıştığıma memnun oldum. En yakın zamanda yine yapalım ama bu sefer roportaj değil bizim 4'lü ile takılırsın ha ne dersin ?
E: Hayır demem ! Bilirsin Sam. ve C. severler beni.

E. Ozden


Hiç yorum yok: