Je suis tombé sur une Edith. 40's & 50's // No : 2

Merci Capitaine. À plus tard. Au revoir. (Teşekürler kaptan.Sonra görüşürüz.Hoşçakal.) Kaptanın fransız olması işime geldi. Çarpık çurpuk bir fransızcam vardı.. Şimdi o beğenmediğim fransızcaya çok ihtiyacım var çünki yine Paristeyim.
Hatılatayım en son size 1939'da 2. Dünya Savaşı başlamadan önce yazmıştım.Şu anda tam tarih verebilirim. "Nasıl ? Uydurma lan" diyeceksiniz biliyorum. Bankta gazeteler çok meşhurdur bilmiyor musunuz ?. 23 Haziran 1940 tarihli bir La Croix var.  Etraf Alman askerler kaynıyor.Atladığım bir nokta olsa gerek dedim ve kafamı kaldırıp etrafa baktığım zaman Musee National De La  Marine'nin önünde olduğumu fark ettim.  Az ilerisinin Palais de Chaillot olduğunu biliyordum. Bu saate orası insan kaynardı. Huzur veren harika bir görüntüye sahipti. Böylece sizin ve kendim içinde tarihi öğrenebilirdim. Koşarak Av. Gustave V de Suéde geçtim. Palais de Chaillot geldiğimde ise karşımda gördüğüm manzara karşısında tüm kanımın yüzümden çekildiğini fark ettim.







O tonlarca acının sebebi olan Almanyanın utanç kaynağı karşımda duruyordu. "Kim be bu ?" diyenlere açıklık getireyim tabiki Adolf Hitler.Solda Albert Speer, sağda Walter Frentz ortada Hitler. Powerpuff  Girls pozu veriyorlar. Azımın bütün tadı kaçmıştı. Yürüdüm. Paris'e küçükken gitmiştim. E tabi haliyle buraları biliyordum.Meydanın (Trocadéro) olduğu yerde Pâtisserie Carette vardı. Oraya gidip macaron yeme kararı aldım. Sosyete mekanı canım.Haa ayrıca bu gün  23 Haziran.Haberdar edeyim dedim.Ha bide Alman ordusu Pariste!






30 Haziran Pazar , 1940

Size şunu dile getirmek isterim.  Biliyorum sıkıldınız. Coco hala çiftliğinde. Dior bildiğiniz üzere hala kurulmadı.1947 ve "Corolle" et "Huit" desem.Aklınıza Dior'mu geldi.Harika ! Savaş çığrından çıktı zaten. Heryerde Alman askerler... Bende dikkat çekmeye başladım. Hazırlanın ! 1947'e Dior'un New Look'u tanıttığı zamana gidiyoruz ! Neden New Look dediğimi açıklaycağım. Captaine ! 


12 Subat Çarşamba , 1947


7 yıl ilerlemek demek Dior'a merhaba demektir ! Bende boş durmadım tabii. Moda tarihini az uz bilen işi bu gün Dior'un, Chaneli mahvedeceği ve 50'li yıllara hakim kılacağı koleksiyon olan "New Looks"un tanıtıldıgı gün olduğunu bilir sanırım. Bakmayın suratıma öyle. Tabiki Dior moda evinin kapısındayım.İçeri girdiğimde bolca östrejen, kabarık etek hoş mankenler ile karşı karşıya kaldım.Ayrıca buda mütavaazı cep kitaımızMIŞ.
Harper's Bazaar'nin yazı işleri müdürü Carmel Snow'ın yanına çöküverdim. Koleksiyonu sorarsanız buradan asla çıkmayayım diyebilirim. Yanımda getirdiğim fotoğraf makinemle gizlice ufak masum bir kare yakaladım. Taa daaa! Ola la la dedinizi duyar gibiyim. Hmm enfes değilmi ? Ha size neden New Look dediğimi söyleyecektim değil mi ? Sevgili Carmel bunun yeni bir görünüm olduğunu eski ama yenilikçi vs. vs. gibi noktalara değinerek Dior'un yeni koleksiyonunun Vaftiz Annesi oldu ve ona "Corolle" et "Huit" yerine "New Look" adını verdi. Moda tarihinde de tabi.






Dior'un en önemli özelliği savaştan sonra "Moda'nın Başkenti" ünvanını kaybeden Paris, Dior ile yeniden kazanmış oldu. 


13 Şubat Pazartesi 1947  
Saat 00:00. Otele Bayan Snow bıraktı. Ona çok müteşekkirim. Sabahı sabah edecektik nerdeyse. Ben biraz uyumalıyım...Uyuma...Uyumm...Uyyuuu... ZzzzZzzz...



 
Güneş odama vururken Vintage (günümüz tabiri ile) yatak odası gözüme daha güzel gözükmeye başladı. Aa size otel odamı göstermedim mi ? Dışardan görünümü. Gizli cekince bu kadar. oldu.
Akşamları daha güzel oluyor. Ah buda benden size gelsin.

 









Size çok önemli haberlerim var ! Coco geri döndü ! Savaşta hemşirelik yapmış. Krizmasına karizma kattı vallahi. 
Ben aşırı sıkılmaya başladım.Gidiyorum. Kapatın gözlerinizi. Pararamamm ! Miloorrd !

 1950 !

 Savaştan sonra moda yeniden doğdu ! Dior üstünlüğünü 50'lili yıllarda bütün moda dünyasına kanıtladı. "Ben buradayım ve uzaklaşma gibi bir niyetimde yok " mesajını bütün moda evlerine 1947'den 1957'ye kadar her yıl ortaya koyduğu kolelsiyonlarla eşe dosta duyurdu. Tabi bende yerimde oturmadım. Dior'un en fiyakalı müşterisi oldum. Teknik olarak birer koleksiyonel. Havalı etekleri cafcaflı bayan şapkalarını takamayacağıma göre ? Size yıllar içinden beğendiğim koleksiyonlar özel parçalar. Şak Şak ! Işık !  Action !

Sevgili Mösyöcüğüm Dior'un dediğine göre o kadınları çiçeğe benzetiyormuş. Onları bir papatya bir gül olarak hayal ediyormuş. Hareket ettiklerinde ise eteklerinde bir çiçek bahçesi oluşmasını istiyormuş.Bunun için tasarlayıp, bunun için dikiyormuş. Vallahi ben onun yalancısıyım. Açılışta söyledi. 

                                                      1947 Eugenie Ball Gown


Alışıla gelinmemiş. Poposu tavan yapmış diye yorumalamamak lazım.O yıllarda bu modaydı. Ah o korseler ne kadar can yaktığını kazara kulise girince yüzlerindeki ifade ile karşılaşınca anladım.




Envol dress, 1948
Bu bir günlük kıyafet.Elbise.Hayır bence abiye.Tamam harika.Etekler uzamış Dior'cum dedim.Oda bana " Hayatta birşeyin uzamış gerek değil mi ?" diyerek karşılık verdi. E tabi oda haklı.
Day dress, Abandon, 1948
The ZigZag at its most alluring

Size zaman içinde koleksiyoner oldumu söyledim değilmi. Bakın size Vintage koleksiyonumu gösteriyorum. Kemerli, cafcaflı falan.Kumaşta pek güzel.Yeride iyiymiş bunu. Ay iyicene koca karılara döndüm. Neyse siz koleksiyonu inceleyin bakalım.

Cocktail dress, Moulin à Vent (Windmill), from the 1949 Trompe L’Oeil collection


Sıradaki koleksiyon 1949'dan. Benim nefesim kesildi yorum yapamıyorum .



Ball gown, Cygne Noir (Black Swan), 1949


Cocktail ensemble, Pisanelle, 1949

Şimdiki koleksiyon 50'ler. Size biraz anımsatma yaptım.Yeter dediniz. belki şimdiye kadar sıkıldınız. Sıkın dişinizi az kaldı. Biliyorum haklısınız.Korse, etek tuhaf kumaşlar kemetler ince beller görmek istemiyorsunuz ama (artık bende görmek istemiyorum) şurada bir kaç yıl kaldı canlarım ! Devam !
Şimdiki koleksiyon kıştan kalma. Yine ince bel yine kemer ve yine Dior farkı ! Kolların ve yakaların detaylarına dikkat etmenizi öneririm.


             Coat, 1950. A late and somewhat ironic reprise of the excesses of Trompe L’Oeil

Yazının başında beri New Look dedim başınızın etini yedim. Alın bakın H.B. için yakalanan bir fotoğraf karesi. N.Look'un tanıtımı için. İnce germe, çok germe, aşırı germe yok artık bitti !Yorumları alalım beyler bayanalaaar !


Pentecost ensemble, 1950.  The New Look stretching thin.

Dior'u 1951'in tanıtımıda yakaladım. Nedir bu diye sordum. Cevabı ise bende şok etkisi yarattı. "Yenilikçi.Tarz 40'ların bayağı modasından kurtuluş.Tabi Chanelden de. "



Long Line dress from 1951. For none but the tall. An hourglass shape is created by the hat, not by the meager bosom with its dainty bow

1955 yılına geldiğimizde ise Dior bir atak yaptı ve  A-line ve Prensces Line’yi  tanıttı.  İtiraf etmeliyim.Koleksiyon göz alıcı. Bakın bakın cekinmeyin.Günümüzün maskül kadının temelini oluşturan A Line, Dior'un en güvendiği koleksiyonuyMUŞ.



                           
                                                         A Line ensemble, 1955

1957'ye geldiğimizde ise Dior'un ataklarından sıkılmaya başlayan moda dünyası ve ben yenilikçi bir hareket beklerken A line koleksiyonun eteklerinin mutasyon geçirmesi sonucu kalem eteğe dönüşmesini izledik. Yakalrın genişlemesine ve etek boyunun kısalmasısıda cabası efendim.Yanlız dikkatimi ceken birşey oldu. Etke boyu git gide kısalıyor. Yarabbi sen koru.


Bir 20 yılı daha böyle geçirdik. Aslına bakarsanız zorlu bir 20 yıl geçirdik. Haa bu arada Edith Piaf'ı söylemeden geçemezdim.Dinleme fırsatı buldum.Beni kırmayıp dinlersiziniz değil mi Edithciğimi ?






Rock N Roll bizi bekliyor gençler daha ne duruyoruz. Hakikatten biz daha ne duruyoruz ! Heey Captaine ! 60'lara gidiyoruz . Yalllaaaahh !






gezingimbengezginbenefegeozdenim.








5 yorum:

Semih BARLAS dedi ki...

Ellerine düşüncelerine sağlık gerçekten kayde değer yazıyorsun. Yazılarının devamının gelmesi dileğiyle...

Deniz Can Kutlu dedi ki...

En iyi yazın bu oldu ;)

efegeozden dedi ki...

Semih; çok teşekür ederim çok mutlu oldum. :)

Denizim! Beğenmene çok sevindim !

Sanemiko dedi ki...

tatlımmm ancaa yetişştimmm öyle yoğunum ki:)her bir yazını bir öncekinden daha keyifle okuyorum.harikasın!

efegeozden dedi ki...

Sanemikoommm ! Teşekür ederiimm :)