Bradshaw ! Carrie Bradshaw.

O 4'lümüzün en akıllısı, en mantıklısı.Aslında birazda takıntılı.Hayatının aşkını aradı yıllarca. Mr. Big onun kaderiydi. Aklınızda çok soru var değilmi ? Bazılarını tahmin eder gibiyim. Hadi Carrie'ye sorularımızı soralım ne dersiniz ?


E: Öncelikle merhaba. 3'lemenizi okudum.Bütün yanlız kızalara adamışsınız. Ama olsun ben yinede aldım okudum.İlk sorum. Yakında kitap varmı ?
C: Evet bütün yanlız kızlara adamıştım sanırım.Tanrım! Bu kadar geniş bir kitleye hitap etmeyi düşünmemiştim. Beni çok mutlu ettin Efe. Teşekür ederim. Çocuk yaparsam 4. kitabı yazarım diye planlıyorum. Ama ajandamda  çocucağa yer yok gibi. 4. kitap için bekleyeceğim sanırım.


E:NYC'yi benim için tanımlarmısınız ? Sizin için NYC nedir ?
önce. (gülüyor) 
C:Evvel zaman içinde bir ada, biraz hollandalı, biraz kızıldereli ve birazda boncuk varmış. Ve bu boncuklar buharlı gemilere, gökdelenlere, Wall Streete, elektrikli lambalara, gazetelere,Ellis adasına,Yankee'lere, Central Park'a ve ilk dünya fuarına, Broadway'e, Chrysler binasına, Studio 54'e sebep oldu. New York bu. Tabi Carrie'den önce NYC.



E: Peki ya Carrie'den sonraki New York ?
C: Aslında değişen yegane şey var oda benim. Tabi MR. BİG Chanel, Louboutin, Dior ve Bergdorf Goodman desek yanlış olmaz. Vazgeçilmeyen moda haftaları ve Vogue !
E: Ne zaman NYC'ye gelimiştin Carrie ?
C: Ben tam olarak bu adaya 11 Haziran 1986 salı günü öğleden sonra 15.30 da geldim.Yaptığım ilk iş taksi cevirmeye calışmak oldu.5 bavulla ortada kalmıştım. Oh tanrım.Sanki dün gibi geliyor.

E: Peki sonra ?
C: 1987'de Charlote ile tanıştım. Saat 2'de bir metro vagonunda evsizin biri pantolonunu indirmişti.













E: Diğer 2 kızımız? Onlarla ne zaman tanıştın ?
C: Miranda ile 1989'da bir mağazada tanıştık.Ben giysi bölümünde çalışıyordum.O ise deneme kabininde ağlıyordu.Samantha ile CBGB'de çalışırken tanıştım.Zaman tuhaf bir şey.Sanki on yıl hiç birşey olmamış gibi 1 saniye içinde uçup gidebiliyor.Zaman çok adaletsiz.
E:Bana biraz tarzınızdan bahsedebilir misiniz peki ? Lady Dior veya Mlle Chanel diyebilirmiyiz sizin için ?
C: Tanrım bana ne istersen diyebilirisin.Bilirsin hayatta Coco Winci değil Coco Chanelciyim.

E: Aslında çok merak ettiğim bir husus daha var.Aslında iki husus var.Birincisi Gelinliğinin tasarımcısı kimdi ? İkincisi ; nikahında neden farklı bir gelinlik giydin ?
C: İlk gelinliğim Vivienne Westwood'u. Çok harikaydı.Ama bazen gelinliğin harika olması yetmiyor. Bende gelinliğim kötü olsun ama kocam hayat boyu yanımda olsun.Kocam olsun istedim.Big harika bir adam.
E: İçlerinde en çok hangi gelinliği beğenmiştin peki ?
C: Tabikide Vivi'ninkini. bana hediye etmesi ayrı bir jest olmuştu tabiki.









E: Woow.Büyük bir jest aslında ! Merak ettiğim başka bir şey daha var. Neden çatı katından taşındınız.Özel bir soru ama sormak istedim.
C: Yoo yoo hayır.Özel bir soru değil canım. Big ve ben birlikte yaşamayı düşündüğümüz o çatı katındaki daireyi sattıktan sonra biraz daha Dünya'ya yaklaşmamız gerektiğine karar verdik ve öyle yaptık. hemde tam 12 kat ! Dünya'ya yaklaşmış olabiliriz. Ama gökyüznden tam olarak vazgeçmedik.


E: Seni şu sıralar kırmı...
C: Özür dilerim Vogue'dan arıyorıyorlar.Hala kitap hakkında istedikleri yazıyı yollamadım. Pardon küçüğüm.
C: Özür dilerim çıkmam gerek !
E: Nee ! Peki röportaj ?!
C: Kitaplarımı okuduysan beni benden daha iyi tanırsın demektir küçüğüm.





Carrie.O Coco Winci değil.Coco Chanelci.Tıpkı benim gibi.




NOT : Röportajı e-mail ile Carrie'ye postaladım.Aldığım cevap ise tüm gün boyunca pişmiş kelle gibi sırıtmama neden oldu. 

""Tanrım.Beni bu kadar  güzel ve öz özetleyen kişi sensin Efe. Lady Dior'dan sevgilerle... Carrié   "



                                                       I'm storoong ! Strooonng !


 

2 yorum:

Lunapark Queen dedi ki...

Çılgınsın biliyorsun, hayal gücüne hasta oldum :))

efegeozden dedi ki...

Sizde gerçek sananlardan mısnız Sayın Queen L ?